İnternetin en çok kullanılan para kazanma yöntemi

   
  gizliilimlerim
  Nebe Suresi (Amme Yetesaelune)
 


Nebe Suresi (Amme Yetesaelune)

Nebe Suresi (Amme Yetesaelune)

Nebe Suresi (Arapça: سورة النبأ) Kur'an-ı Kerim'in 78. suresidir. Mekke'de Me'aric Suresi'nden sonra nazil olmuştur. Sure 40 ayetten oluşur. Sure ismini haber verme anlamına gelen nebe kelimesinden alır.

Nebe' Suresi'nde Allah’ın kudretinden, yer yüzündeki tabiat olaylarından, kıyamet gününden, Allah’ı inkar edenlerin cezalandırılacağından, Allah’ın emirlerine uyanların ise içinde türlü nimetlerin bulunduğu cennete gideceklerinden bahsedilir.

Okunuşu

Bismillâhirrahmânirrahîm

(1) Amme yetesâelûn(yetesâelûne) (2) anin nebeil azîm(azîmi) (3) ellezî hum fîhi muhtelifûn(muhtelifûne) (4) kellâ seya’lemûn(seya’lemûne) (5) summe kellâ seya’lemûn(seya’lemûne) (6) e lem nec’alil arda mihâdâ(mihâden) (7) vel cibâle evtâdâ(evtâden) (8) ve halaknâkum ezvâcâ(ezvâcen) (9) ve cealnâ nevmekum subâtâ(subâten) (10) ve cealnâl leyle libâsâ(libâsen) (11) ve cealnân nehâra meâşâ(meâşen) (12) ve beneynâ fevkakum seb’an şidâdâ(şidâden) (13) ve cealnâ sirâcen vehhâcâ(vehhâcen) (14) ve enzelnâ minel mu’sırâti mâen seccâcâ(seccâcen) (15) li nuhrice bihî habben ve nebâtâ(nebâten) (16) ve cennâtin elfâfâ(elfâfen) (17) inne yevmel faslı kâne mîkâtâ(mîkâten) (18) yevme yunfehu fîs sûri fe te’tûne efvâcâ(efvâcen) (19) ve futihatis semâu fe kânet ebvâbâ(ebvâben) (20) ve suyyiratil cibâlu fe kânet serâbâ(serâben) (21) inne cehenneme kânet mirsâdâ(mirsâden) (22) litâgîne meâbâ(meâben) (23) lâbisîne fîhâ ahkâbâ(ahkâben) (24) lâ yezûkûne fîhâ berden ve lâ şerâbâ(şerâben) (25) illâ hamîmen ve gassâkâ(gassâkan) (26) cezâen vifâkâ(vifâkan) (27) innehum kânû lâ yercûne hisâbâ(hisâben) (28) ve kezzebû bi âyâtinâ kizzâbâ(kizzâben) (29) ve kulle şey’in ahsaynâhu kitâbâ(kitâben) (30) fe zûkû fe len nezîdekum illâ azâbâ (azâben) (31) inne lil muttekîne mefâzâ (mefâzen) (32) hadâika ve a’nâbâ(a’nâben) (33) ve kevâibe etrâbâ(etrâben) (34) ve ke’sen dihâkâ(dihâkan) (35) lâ yesmeûne fîhâ lagven ve lâ kizzâbâ(kizzâben) (36) cezâen min rabbike atâen hisâbâ(hisâben) (37) rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâr rahmâni lâ yemlikûne minhu hitâbâ(hitâben) (38) yevme yekûmur rûhu vel melâiketu saffâ(saffen), lâ yetekellemûne illâ men ezine lehur rahmânu ve kâle savâbâ(savâben) (39) zâlikel yevmul hakk(hakku), fe men şâettehaze ilâ rabbihi meâbâ(meâben) (40) innâ enzernâkum azâben karîbâ(karîben), yevme yenzurul mer’u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlul kâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ(turâben).

Anlamı

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

l. Birbirlerine neyi soruyorlar?
2. O büyük haberden mi?
3. (İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.
4. Hayır! Anlayacaklar!
5. Yine hayır! Onlar anlayacaklar!
6. Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?
7. Dağları da birer kazık .
8. Sizi çifter çifter yarattık.
9. Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
10. Geceyi bir örtü yaptık.
11. Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı kıldık.
12. Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.
13. (Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.
14. Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
15. Size tohumlar, bitkiler,yetiştirmek için
16. Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.
17. Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.
18. Sûr'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.
19. Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;
20. Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
21. Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.
22. Azgınların barınacağı yerdir (cehennem).
23. (Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar ,
24. Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,
25. Kaynar su ve irin (tadarlar).
26. Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.
27. Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
28. Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
29. Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
30. Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
32. Bahçeler,bağlar,
33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
34. Ve içki dolu kâse(ler) .
35. Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.
36. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.
37. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
38. Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
39. İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.
40. Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: "Keşke toprak olsaydım!" diyecektir.

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

İnternetin en çok kullanılan para kazanma yöntemi